banner39

13.05.2008, 17:24

Yapay savaş sesleri

 

Ajansların geçtiği son haberlere göre Abhazya tarafı bir pilotsuz Gürcü keşif uçağını daha düşürdü. Bu son aylarda düşürülen beşinci Gürcü uçağı oluyor. Gürcü tarafı şimdilik beşinci uçağın vurulduğunu resmi olarak onaylamış değil. Ancak bundan önceki dört uçağın vurulduğunu kabul etti. Gürcistan, onların Rus savaş uçakları Mig'ler tarafından düşürüldüğünü öne sürdü. Rusya bunu kabul etmeyerek uçakların Abhaz hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğünü açıkaldı.

Uçaklar Mig-ler tarafından ister düşürülsün ister düşürülmesin yine de Rusya tarafından düşürüldğü düşünülüyor. Çünkü Abhazya'ya Hava Savunma Sistemini yerleştiren de Rusya'dır.

Görünürde olaylar giderek her iki tarafı da savaşa doğru götürüyor. Neden görünürde çünkü kanaatimizce her iki taraf da siyasi oyun oynamaktadır. Rusya Kosova'nın bağımsızlığının tanınmasını kabul etmedi ve karşı adımlar atmaya başladı. Bu adımlar Gürcü tarafını hiddetlendirdi. Mesele Gürcistan devletinin toprak bütünlüğü meselesiydi. Rusya Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını tanımakla tehditler savurmaya başladı.

Abhazya bölgede taraf olarak gözükmeye çalışıyor. Bu onların her anlamda lehinedir. Ancak açık olan bir şey varki savaşan taraflar sadece Gürcistan ve Abhazya olmayacaktır. Abhazya 200 binin üzerinde nüfuza sahip Gürcistan'a bağlı özerk bir cümhuriyettir. Tek başına resmi Tiflis ile karşı karşıya gelmeyi asla göze alamaz.

Abhazlar "abileri" Ruslara güveniyor ve bir an önce bağımsızlıklarının tanınmasını istiyorlar. Artı yalnız Abhazlar değil Güney Osetya da bağımsızlık "mücadelesi" veriyor. Her iki tanınmamış devlet bağımsızlıkları tanındıktan sonra Rusya'ya birleşmeyi amaçlıyor.

Rusya kendine mahsus devlet geleneğine sahip bir ülke olarak olaylara bizzat taraftır. Kafkaslarda ateş ocaklarını yakan Rus askerleri olmuştur. Asla SSCB'nin dağıldığını kabul etmemektedir. Son dönemde bölgede yaşanan olaylar Rusları tedirgin etmektedir. Çünkü tesir daireleri sürekli daralmaktadır. Bunun en büyük göstergesi ise Bakü-Ceyhan petrol boru hattı projesi olmuştur. İki bölge devleti Azerbaycan ve Gürcistan Rusya'dan bağımsız bir şekilde dışarıya açıldılar.

Burada temel soru neden olayların şimdi patlak verdiğidir. Çünkü bölge yalnız ekonomik olarak değil askeri olarak da Rusya'dan uzaklaşmaktadır. Gürcistan NATO'ya üye olmakla güçleri dengelemeye çalışıyor. Karşısındaki devlet Rusya ise NATO'nun sınırlarına bir adım daha yaklaşmasını kabul edemiyor.

Bölgede çok önemli bir gelişme yaşanıyor. Bunun asla dikkatlerden kaçmaması gerekiyor. Son iki yüz yıl içerisinde sürekli Rus imperatorluğu bölgeye hâkim olmuştur. Bunun tek istisnası 1918-1920 yılları arasında olmuştur.

Şimdi ise Ruslar bir daha asla geri gelinmesi imkânsız olan kayıpları kabul edemiyor. Gürcistan'ı kaybetmek stratejik bir kayıptır. SSCB sonrası atılan geri adımların son bulması gerekiyor.

Ancak bunun için Rusya'nın bir dizi sorunları göz önünde bulundurması gerekiyor.

Birincisi şudur ki Rusya dünyadan izole edilmek ve "soğuk savaşın" başlamısını istemiyor. Hatta bunu önlemek maksadıyla bazı siyasiler Rusların NATO üyeliğini dahi gündeme getirdiler. Ancak bu fikir özellikle Putin tarafından sıcak karşılanmadı.

İkinci sorun Rus doğalgaz ve petrolünün satışı meselesidir. Ruslar son yılların en büyük enerji projelerinden birisini gerçekleştirmek için harakete geçtiler.

Bu proje Güney akımı doğal gaz boru hattı projesidir. Bunun için gerekli adımlar atıldı ve AB üyesi ülkeler İtalya ve Yunanıstan ile anlaşmalar imzalandı. Bu anlaşmalar Rusya'nın bölgedeki gücünü daha da artıracağına benziyor. Söz konusu milyarlarca dolardır.

Üçüncü sorun ise Rusyanın kendi dâhilinde oluşan sorunlar yığınıdır. Her ne kadar dışarıdan bakıldığına ülkenin durumunun özellikle de ekonomik olarak iyi olduğu gözükse de aslında böyle değildir.

Ülkenin nüfuzu giderek azalmaktadır. Artı azalan nüfuz hasta nüfusdur. Kelimenin tam anlamıyla Ruslar "vodka" hastalığına müptela olmuşlar. Rakamlara dikkat edin, asker yaşındaki Ruslar'ın yüzde 40'ı yararsız sayılıyor. Putin bu sorunu çözmek için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyor. Ülkede doğan her çocuk için hatırı sayılır miktarda paralar ödeniyor. Milli projeler yürütülüyor. Ancak tüm bunların yeterli olmayacağını kesin bir dille söyleyebiliriz.

Nedeni ise çok basittir. Rus halkını kimse, hiç bir güç asla votkadan ayıramaz. Bu onların kültürüdür. Bunu SSCB döneminde Gorbaçov denedi. Ancak deneme büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı. Votkalar mağazalardan toplatıldı, millet kolonyalara yöneldi. Bu biraz garip gelebilir. Ancak bu olaylar tarihi gerçekliklerdir. 1980'lerin sonunda binlerce Rus kolonya zehirlenmesinden dünyasını değişti. Yasak kaldırılmak zorunda kaldı.

Yukarıda belirtilen sorunlar göz önünde tutulduğunda Rusya'nın savaşma ihtimali gözükmüyor. Peki, olaylara Gürcistan tarafından baktığımızda neler gözüküyor?
Gürcü devlet başkanı Saakaşvili kendi gücünün ve Rusların gücünün farkındadır. Yeni bir savaşın ne ile sonuçlanacağını iyi anlıyor. Onun savaşı başlatması demek RF'ye Abhazya'nın güvenliğini savunman behanesi verecektir. Kayıplar büyük olur ve Gürcüler açısından felaketle sonuçlana bilir. Yalnız Gürcistan değil tüm bölge savaş alanında dönüşe bilir. Bakü-Ceyhan petrol boru hattı büyük zarar görür. Büyük bir ihtimalle ise tamamen imha edilir.

Artı, Abhazlar Gürcistan'ın ikinci büyük şehri olan Kutaisi'yi işgal edecekleri ile tehdit ediyorlar. Arkalarında Rusya gibi 'ağabeyi' bulunan Abhazlar için bu o kadar da zor olmayacaktır. Dolayısıyla da Saakaşvili savaşmayacaktır. En azından şimdilik.

O her ne kadar Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü korumak istiyorsa da bunun sakıncalarını da her kesten daha iyi anlıyor. Peki, neden Rusya aleyhinde sürekli sert açıklamalar vermektedir? Bunun nedeni ise iç politikadır. Önümüzde parlamento seçimleri durmaktadır. Rusya'nın tutumu ve aniden –aslında o kadar da aniden sayılmaz, Kosova meselesine misilleme olarak – Abahzya ve Güney Osetya'yı tanımak istemeleri en fazla Saakaşvili'nin işine yaradı. Ülke dâhilindeki Rus yanlı muhaliflerin ise işini çıkmaza soktu.

Rusya siyasi olarak Gürcistan'da bir kayıp daha yaşamaya çok yakındır. Gürcü muhaliflerinin oy kaybı giderek artmakta ve Saakaşvili taraftarları daha fazla güç kazanmaktadır. Bir kaç ay öncesini hatırlayalım. Tiflis'te taşlar yerinden oynamış, Saakaşvili muhalifleri açlık başlatmıştı. İçeride ve dışarıda sürekli Saakaşvili itibar kaybetmekte idi.

Şimdiki durumda ise Rusya'ya karşı herkesin onun etrafında birleşeceği kesindir. Bir kaç Rus taraftarı muhaliflerin ise sesleri çıkmayacak daha da doğru bir ifadeyle çıkarılmayacaktır.

Muhaliflerin halk desteğini kazanması da imkânsız gözüküyor. Gürcü halkı yakın tarihlerini, Rusya'nın yaptıklarını unutmuş değiller. Bundan sonra da aynı vahşeti sergileyeceklerine eminler.

Netice itibariyle Rusların bölgeyi siyasi olarak ele geçirmeleri yani kendi taraftarlarını göreve getirmekleri imkânsızdır. Bunu yapabilmek için tek çareleri askeri müdahaledir. Bunu ise yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı en azından şimdilik göz önüne alamazlar. Ancak resmi Tiflis kazara buna imkân verir de Abhazya'ya saldırırsa o zaman her şey değişir. Rusya'nın hiçbir şeyi düşünmeden taarruza geçer ve muhtemelen başarı elde eder.

Gürcistan NATO üyeliğini bekleyecek ve ondan sonra Rusya ile hesaplaşmaya çalışacaktır. Yalnız bundan sonra toprak bütünlüğünü koruma imkânı doğacaktır.

Önümüzdeki günlerde ve aylarda bölgede yeni bir savaş çıkmayacaktır. Bunu kesin bir diller söyleye biliriz.

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?