banner39

12.08.2010, 02:59

Yargı-ordu bloğu kaybediyor

Yüksek Askeri Şura tamamlandı ve Türk ordusunun yeni komuta kademesi belli oldu. Tartışmaya devam ediyoruz. Çünkü olup biten sadece TSK’nın sistem içindeki yerini tanımlayan bir süreci değil, çok daha geniş bir değişim parantezini ifade ediyor.
Başından itibaren şunu savundum. Hükümetin YAŞ konusundaki tutumu ve tercihleri, isimler üzerinden yapılmış bir çalışmanın sonucu değildi. Burada dikkat edilmesi gereken, hükümetin siyasi iktidarın sistemdeki rolünü güçlendiren bir yeni ‘teamül’ün ilk ciddi adımlarını atmasıydı.

‘Teamül bozulursa, orduda bundan sonraki her terfi sorunlu olur’ diyenler, ordunun kendi içinde yazılı olmayan nice ‘terfi kriteri’ olduğunu en iyi bilenler aynı zamanda. ‘Siyasi irade bu işlere zinhar karışmasın, bu işler kendi içinde tıkır tıkır işliyor’ diyenlere, özellikle albaylıktan generalliğe giden süreci daha yakından incelemelerini öneririm.

Buralarda bütün kriterler gerçekten sicil, puan gibi sisteme ait ölçüler midir? Yoksa bambaşka ilişkiler ve yakınlıklar mı belirleyicidir? Sadece mezhebi ya da ideolojik yakınlıkları kastetmiyorum elbette. Bu sistemin nasıl işlediğini size anlatacak onlarca emekli subay bulabilirsiniz. Biz burada noktalayalım.

***

Elbette iktidarın YAŞ toplantılarında kimi isimlere itirazı oldu ve bugüne kadar görmediğimiz bir üslupla bunları dile getirdi. Kim ne derse desin, Başbakan Tayyip  Erdoğan’ın bu sorunu yönetirken gösterdiği kararlılık, kendisini sistem içinde özel konumunu korumak için çaba gösterenlerin gücünü bir hayli azalttı.

Ancak mesele, hükümetin belli isimleri öne çıkarması, kimilerini de sistem dışında tutmasından ibaret değil. Hele, filanca komutanla Başbakan şu tarihte bir görüşme yapmıştı, ondan sonra önü açıldı. Yahut şu komutan da cumhurbaşkanının eşini protokolde görünce kenara kaçmıştı, o yüzden geçit verilmedi, gibi yorumların işin içine katılması saçmalıktan öte bir anlam taşımıyor.

***

Burada asıl sorun, gayet net biçimde ülkemizin dünyadaki yeni rolüdür. En önemlisi de siyasi iradenin yeni dönemde ordunun önüne hedef koyabilmesidir. Sıkça tartışıyoruz. Düne kadar bölgesinde sorunların dışında kalmaya özen gösteren, ancak zaman içinde bu sorunların kendi iç dengelerini bozacak noktaya gelmesine engel olamayan bir Türkiye vardı. Savunma hattını Ankara’da kuran bu Türkiye’nin yerini, çok daha geniş bir alanda sorunlara ilgi gösteren, bunların çözümüne dair aktif adımlar atan bir bölge gücü alıyor.

Hiç kuşkunuz olmasın, Türk ordusu da bu yeni hedefler doğrultusunda kendisini yenileyecektir. Dikkatle inceleyin. Yeni komuta kademesinin harp okulu mezuniyet tarihleri, hızla 1960’dan uzaklaşıyor. Bunu önemsiz bir ayrıntı gibi görmeyin. Türkiye’nin tüm dengelerini alt üst eden ve ardından siyasi cinayetlere imza atan bir darbenin, kendisinden sonra askeri okullarda eğitim gören gençleri etkilememiş olması düşünülemez. 27 Mayıs zihniyetini üzerinde taşıyan subayların yeri geldiğinde nelere kalkışabildiğini hepimiz gördük. Umarız zaman içinde bu izler tamamen silinir.

Bugün Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu üzerinden yaşanan tartışmaları da aynı çerçevede görmek mümkün. Yargı-ordu bloğu 27 Mayıs’ta elde ettiği hukuk dışı mevzileri terk ediyor. YAŞ ya da HSYK, fark etmez; Türk demokrasi tarihinin en kritik virajını alıyoruz.

Hepinizin Ramazan ayını tebrik ediyorum.

Kaynak: Star


 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?