İstanbul'un ahşap yapıları zamana yenik düştü

Boğaz, Üsküdar, Beykoz, Sarıyer gibi semtlerdeki tarihi ahşap yapıların neredeyse yok oldu. Mevcut olanlar da yok olma tehlikesiyle yüz yüze.

İstanbul'un ahşap yapıları zamana yenik düştü

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İstanbul, 19. yüzyılda dünyanın ahşap başkenti olarak tanımlanıyordu. Özellikle Tarihi Yarımada'da yükselen ahşap yapıların büyük çoğunluğu yangınlarda yok oldu. Tarihi Yarımada olarak adlandırılan Süleymaniye ve Zeyrek'teki ahşap yapılar dahil Boğaz, Üsküdar, Beykoz, Sarıyer. Burada ahşap yapıların yoğunluğunu görmek mümkün. Günümüze bu yapılardan çok azı kaldı. Ahşap yapılar yok oldu. Mevcut olanlar da yok olma tehlikesiyle yüz yüze.

Ahşap yapılar, İstanbul'da asırlarca yaşadı. İstanbul ahalisi uzun yıllar ahşap hanelerde yaşadı. Günümüz İstanbulu'nda ahşap yapılarla nadiren karşılaşılabiliyor. Özellikle tarihi Yarımada'da harap da olsa ahşap yapılar bulunuyor. Bu ahşap evler inşa edildikleri devirden de izler taşıyor.

Eski İstanbul'un karakteristik özelliklerinden olan ahşap yapıların birçoğu bugün yerini beton binalara bırakmış durumda. İstanbul'un farklı noktalarında bulunan ahşap yapılar da özel bir ilgi istiyor. Şehrin var olan bu değerini muhafaza etmek ve gelecek nesillere aktarmak adına çalışmalar yapılmıyor değil.

DÜNYANIN AHŞAP BAŞKENTİYDİ

Kuzey Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olarak kurulan Koruma Uygulama Denetim Müdürlüğü de tam olarak bu amaca hizmet ediyor.

Ahşap Yüksek Mühendisi Demet Sürücü KUDEB'in çalışmaları ile ilgili şu şekilde konuştu: İstanbul 19. yüzyılda aslında dünyanın ahşap başkenti diyebiliriz. Çünkü konutların yüzde 80 veya 85'i ahşap. Bunun içinde Tarihi Yarımada olarak adlandırdığımız Süleymaniye ve Zeyrek'teki ahşap yapılar dahil Boğaz, Üsküdar, Beykoz, Sarıyer. Burada ahşap yapıların yoğunluğunu görmeniz mümkün. Günümüze bu yapılardan ne kadarı ulaştı derseniz aslında çok da iyimser bir tablo çizemiyoruz. Ahşap yapılar yok oldu. Mevcut olanlar da yok olma tehlikesiyle yüz yüze.

“ONARILABİLİR OLDUĞUNU GÖSTERDİK”

Kısa adıyla KUDEB olarak adlanırılan kurum 2006'dan itibaren İstanbul'un ahşap yapı birikimiyle ilgili ciddi çalışmalara imza attı.

Demet Sürücü kurumun çalışmalarıyla ilgili “Biz KUDEB olarak bu tehlikeye ne kadar tedbir alabiliriz. Neler yapabiliriz, yetkilerimiz ve görevlerimiz dahilinde nasıl bir yol çizeriz, aslında bunun mücadleesini veriyoruz son 8 yıldır. Özellikle Süleymaniye ve Zeyrek'te KUDEB Ahşap Eğitim Atölyesinin başlatmış olduğu bakım onarım çalışmaları var. Bunlar 2008 yılından 2010 yılına kadar sokaklarda ciddi büyük şantiyeler ve rüzgar oluşturdu ahşap yapının korunmasına dair ve 65 tane yapıda bakım onarım yaptık. Buradaki temel gaye ahşap yapıyı nasıl onarabilirim diyen insanlara, mal sahiplerine, mimar ve mühendise ahşabın onarılabilir bir yapı olduğunu göstermekti.” dedi.

EVLERİ VALİLİK RESTORE EDECEK

İstanbul'un tarihi dokusunda önemli bir yer tutan ahşap yapıların yaşatılması adına KUDEB imkanlarını seferber etmiş durumda. Kurum olarak daha bütüncül kararlar alma yolunda olduklarını ifade eden Demet Sürücü son olarak şunları söyledi:

UNESCO'nun, 'Artık dünya miras alanındaki ahşap yapıları korumanız için daha bütüncül kararlar almanız gerekir' uyarılarıyla artık bir çalışma yürütüyoruz. Bir hibe çalışması. Bunlar da yasal olarak son aşamalarında. Vatandaş evini onarmak istediğinde, valiliğe gidip başvurduğunda evinin onarımının ne kadara mal olduğu çıkarılacak ve sonrasında bu bedel vatandaşa verilecek. Yani artık bakım onarımlar bir hibe yoluyla da yürüyecek.

2007'de KUDEB bünyesinde kurulan ahşap eğitim atölyesi de bu sahada deneyimli kişiler yetiştirmek adına çalışmalarını sürdürüyor. Burada ahşap restorasyonundan başka; geleneksel yapım teknikleri gibi ahşap mimarisiyle alakalı pek çok konu da genç kuşaklara aktarılıyor.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2015, 15:11
banner53
YORUM EKLE

banner39