banner39

Kılıçdaroğlu'nun katıldığı açılışta arbede

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da Ataşehir Belediyesi'nin yeni binasının açılış törenine katılması arbedeye neden oldu

Yurt Haberleri 30.03.2013, 16:26 30.03.2013, 16:28
Kılıçdaroğlu'nun katıldığı açılışta arbede

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İstanbul'da Ataşehir Belediyesi'nin yeni hizmet binasının açılışında ardebe yaşandı. Kılıçdaroğlu'nun binaya gelmesinin ardından binaya girmek isteyen bazı partililer ile güvenlik görevlileri tartıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ataşehir Belediyesi'nin yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdi. Açılışı yaptıktan sonra incelemelerde bulunmak üzere binaya gelen Kılıçdaroğlu, izdiham nedeniyle içeri güçlükle girdi. Kılıçdaroğlu'nun ardından binaya girmeye çalışan partililer ile güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandı.

Bu arada, CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı da arbedenin arasında ezilme tehlikesi geçirdi.

"CHP BİRLİĞİN TEMİNATIDIR"

Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada, AK Partili belediyeleri eleştirdi. TOKİ'nin yaptığı konutlardan daha uygun konutları yapan belediyelerin CHP'li belediyeler olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "İstediğiniz kadar denetleyin, istediğiniz kadar dinleyin, halka hizmetten hiçbir belediye başkanımızı vazgeçiremezsiniz." dedi.

Demokrasinin barış anlamına geldiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Halkın kendi kendisini seçtiği kişilerle yönetilmesidir. Demokrasi özgürlük demektir. Demokrasi yargının üstünlüğü demektir. Aramızda bir demokrasi gazisi var. O gazi İstanbul Barosu Başkanı. O demokrasi gazisi. Savunma hakkını kullanıyor. Bir avukat görevi var. Avukata ayrıca özel güvenceler sağlanmış, savunacak. Yargıç 'savunmayacaksın, konuşmayacaksın' diyor. O zaman niye avukatı getiriyorsun? O zaman otur evinde kararını ver, olay bitsin. Bunu söyleyen özel yetkili mahkemeler. Siyasi iktidarın emrinde olan mahkemeler. Onların mahkemeleri de bize vız gelir. Asla boyun eğmeyeceğiz. Demokrasi hepimizin üzerinde titrememiz gereken bir kavramdır." ifadelerini kullandı.

Barışı her zaman her yerde savunduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Barışı her zaman her yerde savunduk. Hapishanelerde savunuldu barış, ülkenin aydınları tarafından. Bu ülkenin aydınları sesini kesip oturuyorsa onlara aydın demek bizim kitabımızda yoktur. Aydının farklı görevleri vardır. 'Demokrasi' diyoruz. Bu ülkede askeri darbeler döneminde binlerce faili meçhul oldu. Faili meçhulleri aydınlatmak devletin görevi değil mi? En az 8 kez faili meçhuller aydınlatılsın diye önerge verdi milletvekillerimiz. Bir de kendilerine demokrat diyorlar. Başbakan Uludere dosyasının Ankara'nın karanlık noktalarında kapanamayacağını söyledi. Ankara'nın kapalı dehlizlerinde AKP oyları ile dosyayı kapattılar." diye konuştu.

'VATANDAŞ, DOĞRU HABERİ ÖZGÜR MEDYADAN ALIR'

Basın özgürlüğü konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, "Tüyü bitmemiş yetimin hakkını herkes savunmak zorundadır. Demokrasi aynı zamanda basın özgürlüğü demektir. Türkiye'de basının özgür olduğuna inanan bir arkadaşımız el kaldırabilir mi? Basının özgür olmadığı bir ülkede halkın doğru haber alma hakkı yoktur. Vatandaş doğru haberi özgür medyadan alır. Başbakan benim yazarlarımdan memnun musunuz? Derse bu ülkedeki medyaya özgür medya denir mi? Hangi görüşten olursa olsun, önemli olan gazetecinin özgürce yazmasıdır. Kaleminin arkasında duran gazetecilere saygımız vardır; ama kalemini satan gazeteciye biz gazeteci demeyiz. Kimse kusura bakmasın." ifadelerini kullandı.

Siyaset kurumunun ülkenin çıkarları ile ilgilenmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Siyaset kurumunun ülkenin çıkarları ile ilgilenmesi, bireysel çıkarlar peşinde koşmaması lazım. Siyaset kurumu sorunlara çözüm üretmezse onun altında kalır. Ülkenin en temel sorunları konusunda parlamentoyu adres gösterdik. Hep beraber elimizi taşın altına koyalım dedik. Bizim dışımızdaki partiler reddetti. Biz sorumluluğumuzun bilincinde olan bir partiyiz. Ülkenin geleceğinden yurttaşlarımız kaygı duyuyorlar. Ülkenin bölünmesinden kaygı duyuyorlar. Hiç endişelenmeyin. CHP olduğu sürece bu ülkede birliği ve bütünlüğü sağlama güvencesi mutlaka vardır. Birliğin ve bütünlüğün adresiyiz. Bizim paydalarımız halkın paydamızdır. Bayrağımız, Mustafa Kemal Atatürk bizim ortak paydamız." şeklinde konuştu.

'RECEP BEY EYALETİN NE OLDUĞUNU BİLMEZ'

Başbakan'ın eyaletlerle ilgili sözlerine de atıf yapan Kılıçdaroğlu, "Eyaletlerden söz ediliyor. Kim söz ediyor; Recep bey! Sorsanız eyaletin ne olduğunu bilmez. Ülkenin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğun biliyoruz. Biz neden parlamentoyu adres gösteriyoruz? Çünkü AKP Türkiye'yi yarı açık cezaevine döndürdü. Telefonla konuşamıyor vatandaş, acaba dinleniyor muyuz? Diyorlar. Yürekli olun korkmayın. Arkanızda CHP var." diye konuştu.

Anayasanın korunması için yurttaşın direnme hakkına sahip olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Yurttaş anayasasını korumak için direnme hakkına sahiptir. Yurttaşın direnme hakkı da olacaktır. Yine bize söylüyorlar. Anayasada ne yapılacak diye? YÖK'ün olmadığı, bağımsız yargının olduğu bir anayasa istiyoruz.Türk milleti kavramımın anayasanın başlangıç kısmında olmasını istiyoruz. Bizim o masada oturmamızın nedeni halka duyduğumuz saygının nedenidir. Bağımsız bir yargı istediğimiz kadar kadın erkek eşitliğini de istiyoruz. Biz darbelerin olduğu dönemde de demokrasiyi özgürlüğü savunduk. Sivil darbenin olduğu dönemde de bunu savunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?