banner15

Somalı işçiler: Küçük ihmaller 301 cana maloldu

Soma'da bulunan Meclis Araştırma Komisyonu'na konuşan maden işçileri, maden ocaklarının aslında modern olduğunu ancak küçük ihmallerin 301 cana mal olduğunu söyledi

Somalı işçiler: Küçük ihmaller 301 cana maloldu

TBMM Araştırma Komisyonu üyeleri, Soma'daki ikinci günlerinde Rıfat Dağdelen Anadolu Lisesi'nin toplantı salonunda maden işçileriyle bir araya geldi. Burada açılış konuşmasını yapan komisyon Başkanı Ali Rıza Alaboyun, Türkiye'deki 28 büyük maden kazasının, 27'sinin yeraltındaki kömür madenlerinde olduğunu dile getirdi.

Alaboyun, "Bunlar da bize madencilik kanununda özellikle de kömür madenciliği için yeni biri safhaya geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Yeni düzenlemeler yapılmalı. Can kayıplarının yüzde 98'inden fazlası ise, yine bu madenlerde yaşanıyor. Maden kazasında meydana gelen ölümler, normal bir iş kazasında ölümlerin 15 katı durumunda. İş sağlığı ve iş güvenliğinden ekipmanlarına kadar, düzenleme yapılması lazım. Bizler de yeraltına indik işçilerle üretimde bulunduk, çalışma şartları diğer işler gibi değil. Burada her indiğiniz 10 metre derinlikte şartlar değişiyor. Bir de maden ocakları yaşayan mikroorganizmalar gibi. Buralar otomotiv fabrikasının tozlanan raflarını silmek gibi değil. Anlık takip edilmesi gerekir madenlerin. Komisyon olarak bizler bunun sorumluluğunu ve vebalini üstlendik. Çünkü 301 insanımızı kaybettik. Keşke tedbirler zamanında alınsaydı da, bizim komisyona gerek olmasıydı. Biz Soma'ya gelmeseydik" dedi.

KONUŞANLARIN ADLARINI YAZMAYIN

Komisyon başkanı, konuşmasının ardından işçilerin sorunlarını korkmadan, çekinmeden anlatabilmeleri için kameraların dışarıya çıkartılmasını ayrıca konuşan işçilerin isimlerinin gazeteciler tarafından yazılmamasını istedi.

İŞÇİLER KONUŞTU

Komisyon Başkanı Ali Rıza Alaboyun'un konuşmasının ardından toplantıya isimleri belirlenen 13 işçiden 4'ü katıldı. Toplantıya katılan maden işçisi T.Y., "Ben 12 yıldır Soma Kömür İşletmeleri'nde çalışıyorum. Daha fazla arkadaşlarımızı ölmemesi ve sömürülmemesinden yanayız. İyi bir ücret ve şartlarda çalışmak istiyoruz. Sömürülmek istemiyoruz, hep sömürüldük, Ben bin 300 lira alıyorum. Ama taşeronlar 30 bin lira aldı. Sendika yönetimlerine yapılan seçimlerde biz kimi nasıl seçtiğimizi bilmiyoruz. Denetimlerini de görmedik, nasıl yapıldığını da görmedik. Bizim çalışma sistemimiz ana galeride olduğu gibi değil. Denetleme ana galeride yapılıyor. Neden üretim yapılan yerlerde denetleme yapılmıyor? Ben bunları sormak istiyorum. Sendika seçimleri neden özgürce olmuyor bizim elimize zarf veriliyor?" dedi.

KÜÇÜK İHMALLER VAR AMA 301 CANA MALOLDU

Emekli olmasına rağmen facianın olduğu kömür ocağında çalışmaya devam eden işçilerden S.Ş. "Ben 07.09.1978 yılında yeraltında çalışmaya başladım. 1997 yılında emekli oldum. 14.12.2009 yılında bu facianın olduğu madene tekrar başladım. İnsanlar beşeri olarak yaratılan varlıklardır düşünebilirler. İnsanlar çalışanlar ve çalıştıranlar olarak da ikiye ayrılır. Çalışan insanlar sabah evinden sağlam nasıl çıktıysa, akşam da evine sağlam dönmesi lazım. Bunu çalıştıranların düzenlemesi lazım. Eğer bu insanlarımızı 301 canımız akşam evlerine sağlam dönmedilerse, burada çalıştıranların ihmali vardır. Bizim ocağımız güzel ve iyi bir ocak. Devlet kontrolünde ama burada küçük ihmaller var. Bu küçük ihmaller 301 cana maloldu. Sizler de bunu araştırmalarınız sırasında göreceksiniz" dedi.

ARKADAŞLARINI YEDEK GAZ MASKELERİYLE GÖNDERDİLER

Milletvekillerinin kendisine yönelttiği soruları da cevaplayan S.Ş., olay gününü anlattı. Olay sırasında işçilerin tecrübeli olduğu için kendisini önder yaptığını dile getiren S.Ş. "Bizler iki arkadaşımızı seçtik. Onlara yedek gaz maskesi verdik. Ve 'Bizi siz kurtaracaksınız. Biriniz ölse bile diğeri dışarı çıkar ve yardım getirir' sözleriyle onları gönderdik. Bizler de bu sırada dilimizi temiz havanın geçtiği borulara sürdük. Oradan küçük küçük hava almaya çalıştık. Çünkü beynimizi sağlıklı tutmaya çalıştık. Ondan sonra da arkadaşlarımızın tarifi üzerine de yardım ekipleri bizleri kurtardı" dedi.

SURİYELİ ÇALIŞAN YOKTU

Milletvekillerinin, yangının kayıtlara göre 63 dakika sonra haber verildiğini, bunun neden geciktirildiğini, neden iki kişi yerine 140 kişinin dışarıya çıkmadıkları ve Suriyeli çalışan olup olmadığı yönündeki sorulara ise, S.Ş. "Biz alt bölümlerdeydik. Bizim üzerimizde de çalışan işçiler vardı. Onlar ne zaman çıktı ne anlattılar da öyle davrandılar bilmiyorum. Maden içerisinde biz dumanın olmadığı bir alan bulduk. Buraya gelen işçilerin büyük bölümü gaz maskelerini kullanmaya başlamıştı. Ayrıca birçoğu da kullanmayı bilmedikleri için artık maskelerini kullanamayacaklardı. Bunun için öyle davrandık. Eğer gitseydik, tüm arkadaşlarımız can verirdi. Bu tür maden kazalarında işçilerin zaten, mümkün olduğu kadar hareket etmemesi ve konuşmaması lazım. Ayrıca Suriyeli bir çalışan da bulunmuyordu" dedi.

İŞÇİLER EĞİTİMDEN GEÇİRİLMELİ

Maden işçilerinden H.E. ise, "14 yıllık maden tecrübem var. Bizim bu saatten sonra yapacağımız, geride kalan maden çalışanlarımız adına en azından iş güvenliği ve iş sağlığına uygun ocakları istiyoruz. Bununla ilgili kazanın oluş nedeninden ziyade bu ocakta kazaya maruz kalan işçilerin neden dışarıya sevk edilmediği, böyle bir alarm durumlarında neden dışarıya çıkamadıkları konusunda benim kafamda soru işareti var. Buralarda denetim yapan mekanizmaların, Ankara'dan, İstanbul'dan, İzmir'den değil ocakların bulunduğu yerlerde kalmaları lazım. Deneticiler, her gün ocaklara girebilecek hale gelmeli. İş güvenliği uzmanları, işverenden değil de devletten maaşını almalı. Denetmenler, iş sağlığını gözetmeyen işverene müdahale edebilmeli. Arkadaşlarımız da, emeklilik yaşının özellikle 2008 yılından önceki seviyeye düşürülmesini bekliyor" dedi.

MADEN MÜHENDİSLERİ TECRÜBESİZ

H.E., ayrıca madenlerde görevli olan amir durumundaki maden mühendislerinin çoğunun da tecrübesiz olduğunu da ifade ederek, "Maden mühendislerimize daha tecrübe kazanmadan, yetki verildiğinden böyle bir olay olduğunda nasıl harekete edeceklerini bilmiyorlar. Ocaklarda yangın olabilir. Böyle bir olay olduğunda işçilerin hızlı şekilde sevk etmeleri gerekiyordu, bu tecrübesizlikten kaynaklandı. Aynı zamanda işçilere böyle bir olay karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiği daha fazla eğitim verilmeli. Kendilerinin nasıl kurtaracakları, nasıl dışarıya çıkmalarıyla ilgili eğitimlerin verilmesi lazım. İşçilerin daha kapsamlı eğitim almaları lazım. Böyle bir durumda içi kendini kurtarabilmeli. Ne yapacağını bilmeli. Sizlerde, elinizi vicdanınıza koyun madenciler için en iyi şeyleri yapın iyi bir eser bırakın" dedi

KAMU İYİ AMA ORADA DA MODERNİZİM YOK

Maden işçilerinden M.Ş. ise, "Bir taşeronlaşmanın, özelleştirmenin, nelere neden olduğu ortada. Hep söylendi madenler, kamunun elindeyken kazalar olmadı. O zamanlar çalışma şartları belliydi. Taşeronlar yoktu. Bir zamandan sonra madenler özel şirketlerin eline bırakıldı. Şirketlerde kar marjını arttırmak için işçileri daha çok çalıştırdı. Bazı aracıları devreye soktu. Bu sistemle şirketler büyük paralar kazandılar. Kamu güvenli ama orada da 30 yıllık kamyonlarla çalışılıyor modernize edilmesi lazım. Çok başvuruda bulunduk, ilgililere, sendikaya ama şartların iyileştirilmesi, araçların modernize edilmesi için yol alamadık. Gelecekte de zaten kamudaki diğer maden alanlarının da özelleştirileceği görülüyor" dedi.

OCAKTAKİ SICAKLIK SON BİR AYDA ARTTI

Milletvekillerinin sorularına yanıt veren işçiler, son bir ayda, maden ocağı içerisinde, sıcaklığın arttığını, gaz maskelerinin en son 5 yıl önce denetlendiğini, onun haricinde çalışıp çalışmadığından bile haberlerinin olmadığını dile getirdi.

30 LİRA YEVMİYEYLE MİTİNGE GİTTİK

Toplantının soru cevap bölümünde, CHP ve MHP'li milletvekilleri parti adı vermeden işçilere bir siyasi partinin mitinglerine katılıp katılmadıkları yönünde sorular sordu. Mitinglerin tarifelerinin olduğunu dile getiren işçiler milletvekillerini şaşırtan açıklamalar yaptı. İşçiler, maden ocağına gelen otobüslerle mitinglere taşındıklarını, bunun karşılığında da 30 TL yevmiye aldıklarını söyledi. Bunun yanı sıra kendi aracıyla gittiklerinde ise, benzinli araçlar için 150 TL, LPG'li araçlar için 100 TL, aldıklarını ayrıca yemek masraflarının da mitinglerin ardından şirketlerinin muhasebesinden ödendiğini açıkladı.

CUMHURİYET MİTİNGLERİNE GİTTİNİZ Mİ?

Bunun üzerine Ak Partili milletvekilleri de işçilere Cumhuriyet Mitingleri'ne gidip gitmediklerini sordu, işçiler gitmediklerini söyledi.

ÖZEL: HERKESİN BİLDİĞİ İLAN EDİLDİ

Meclis Araştırma Komisyonu üyelerine konuşan işçilerin, siyasi parti mitingine katıldıklarını açıklamaları üzerine CHP Milletvekili Özgür Özel açıklama yaptı. Komisyonun ara vermesinin ardından soruları yanıtlayan Özgür Özel, "Bu Soma'da herkesin, her işçinin, her madencinin bildiği bir olayı burada açıkladılar. İşçilere firma baskı yapıyor. Mitinge gitmesi için. İşçi de kabul ediyor, çünkü hep mitinge gittiği için para alıyor, hem de normal mesai ücreti alıyorlar. İşini kaybetmemek için de kabul ediyorlardı. Biz meclise önerge verdik. Bir siyasi partinin mitingine katılması için baskı yapan işverene ağır cezalar verilsin diye. Ama bununu için Ak partili milletvekillerini bekliyoruz. Gelip destek versinler. Sadece onlar için değil, yarın onlar muhalefet olduğunda da bundan yakınacaklar. Ancak o zaman vicdanlı çıkış yapabilecekler" dedi.

 Başbakan recep Tayyip Erdoğan'ın bile mitinginde Somalı madencilere seslendiğini onların da sarı baretlerini salladığını da dile getiren Özel, "Şimdi başbakanın böyle destek verdiği bir firmaya, Enerji Bakanının gelip 'en güvenli maden' dediği firmaya kim hangi müfettiş ceza yazabilir ya da kapatabilir? Biz bir madene girdik ama sadece öğrenmek için girdik. Yani o madeni denetlemedik ya da güvenli bulmadık. Enerji Bakanının en güvenli dediği madende 301 işçi hayatını kaybetti" dedi.

HANGİ MADENCİYE GİDERSENİZ, MİTİNGE GÖTÜRÜLDÜKLERİNİ DOĞRULAR

Manisa'nın Soma ilçesindeki maden faciasıyla ilgili araştırma ve incelemelerde bulunan TBMM Araştırma Komisyonu, ikinci gününde Rıfat Dağdelen Anadolu Lisesi konferans salonunda kazadan kurtulan işçi temsilcileri, işçi yakınları ve maden sektöründe çalışanları dinledi. Toplantıya maden işçisi Seyfettin Şen'in, AK Parti mitingine zorla götürüldükleri iddiası damga vurdu. Şen, mitinge gittikleri için gün 30 TL yevmiye aldıklarını, ayrıca benzinli arabalar için 150, gazlılar için 100 lira verildiğini, yemek fişlerinin de muhasebe tarafından ödendiğini söyledi.

Bu iddiayla ilgili konuşan komisyon üyelerinden CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Soma'da hangi madenciye gidilse doğrulanacağını öne sürdü. Özel, "Soma'da hangi madenciye giderseniz gidin, hangi eve giderseniz gidin, Soma'da hangi kazazedeye ya da aynı madenin önceki sonraki vardiyalarına giderseniz gidin benzer şeyler zaten doğrulanıyor. Sorulan sorulara verilen cevaplar da Soma'da hiç değişmiyor. Burada bugün maden şirketinin temsilcilerinin olduğu, siyasi parti temsilcilerinin olduğu yerde bunları konuşacak kişileri bulmak kolay değil ancak soru cevap sırasında bütün Soma'nın konuştuğu şeyler ortaya çıktı. İşçilere, 'Araba bulursanız mazotunuzu, gazınızı, hattâ herkes eşinden dostundan araba bulup 150 lira mazot parası, 100 lira gaz parası vereceğiz. Yemeğinizi vereceğiz. Hem içeride işleyecek hem dışarıda bir günlük yevmiye daha alacaksınız.' denmiş. Bütün bunlar Soma'nın bildiği şeyler. Zaten iktidar partisi milletvekillerinin burada göstermiş oldukları, komisyon kayıtlarına geçmesinden rahatsızlık duymasına bir şey demiyorum ama bunlar Soma'nın bildiği şeyler." dedi.

'MİTİNGE GÖTÜRÜLEN İŞÇİ BAŞINA 20 BİN LİRA CEZA VERİLSİN'

Esas meselenin tepki göstermek yerine çözüm bulunması olduğunu belirten Milletvekili Özel, "Biz Plan Bütçe Komisyonu'na dedik ki, 'Herhangi bir işçi, herhangi bir patinin mitingine götürülemez. Götürülürse götürdüğü işçi başına 20 bin lira ceza verilir. Bu da geçen hafta alt komisyonda, AK Parti milletvekillerinin oyuyla reddedildi. Biz bunu önerge olarak da sunduk. Kendisine güvenen getirsin, yasal düzenlemeyi koyalım. Bir işçiyi, bir patronun kendi siyasi emelleri uğrunda alet etmesi ki bugün AKP, yarın başka parti olacak. İktidar gücünden korkanların böyle mitinglere gidebileceğini arkadaşlar söyledi. Bunu yasaklayacak bir yasal düzenlemeye biz bugün hazırız. Salı günü AKP getirsin, hemen kanunlaştıralım." şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Manisa mitinginde, "Somalı kardeşlerim nerede?" dediğinde meydandakilerin hep birden baretleri kaldırdığını söyleyen Özel, "Özellikle Başbakan'ın ağzından, 'Somalı kardeşlerim' deyip bareti görüp onunla bir ilişkiye girince hangi Çalışma Sosyal Güvenlik müfettişi, hangi Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığı denetçisi bu maden hakkında kötü bir şey yazabilir veya hangisi kapatma kararı verebilir ya da kapatma kararının kaldırılmasına olumsuz yanıt verebilir? Kimse kimseye, 'Ey kardeşim, bu madene ilişme.' demiyor ama bir gün bakan gidiyor, 'Bu maden, benim en güvendiğim maden. İftarı, sahuru burada yaparım.' diyor. Başbakan, o madencileri selamlayıp, 'Kardeşlerim' deyip iletişime giriyor. Sonra müfettiş gidip bağımsız denetim yapacak. O yüzden siyasetin kamburundan kurtulmak lazım. Bugün AKP'nin yaptığı bir şey ortaya çıktı. Yarın iktidar değişir, başka parti olur. Bülent Arınç muhalefete düştüğünde vicdanlı çıkışlar yapıyordu, sonra sus pus oldular. Gelin bir önerge yazalım, bunların yapıldığı durumda tespit edilen işçi başına patrona ceza kesilsin. Ağır bir müeyyide getirelim, demokrasimiz bu kamburdan kurtulsun. CHP olarak biz önergeyi verdik, AKP eğer eğer kendisine güveniyorsa salı günü bekliyoruz." dedi.

Komisyonun çalışmaları hakkında da bilgi veren Özgür Özel, "Komisyon, gerekli görüşmeleri yapıyor. Bugün mesela ilk kez işçileri dinliyoruz. İşçi hoşumuza giden bir şey söylerse o konuyu açalım da hoşumuza gitmeyen bir şey söylerse tepki göstereyim, yüzüm kıpkırmızı olsun. Karşınızdaki işçi, belki eline ilk kez bir mikrofon alıyor. Karşısında 17 tane milletvekili var. Hoşuna gitmeyen bir şey olunca azarlamaya çalışıyorlar. Komisyon üyelerinin böyle sert tepki göstermesi, kendi partisiyle ilgili gerçek ortaya çıkınca tutanağa geçtiğinde, 'Sana bir şey yapmıyorum ama bir sonraki işçi ayağını denk alsın.' demek." şeklinde konuştu.

Dünkü ziyaret sırasında, facianın olduğu madene girişlerin kapatılması sebebiyle giremediklerini de kaydeden Özel, milletvekillerinden 12'sinin madene hiç girmediğini, uzun ayak, pano ve sensörün ne olduğunu bilmediğini söyledi.

Kaynak: Ajanslar

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2014, 16:39
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48