banner15

Fotoğrafın tarihsel hikayesi

Artık bir sanat olarak kabul edilen fotoğrafın kuşbakışı tarihsel hikayesi...

Fotoğrafın tarihsel hikayesi

 

Semih Yakut-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Fotoğrafın tarihi ne zaman başlamıştır? Kesin bir başlangıç tarihi bildirmek olanaksızdır. Fotoğraf karanlık kutunun içinde görüntüler elde etmenin tarihi olduğu kadar, bu görüntüleri fotokimyasal yollarla saptamanın da tarihidir.

Sanatçılar Rönesans döneminde resimde perspektife başvurmaya başlayınca ilk kez 10.yy da, Müslüman bilim adamı ibni-l Heysem(alhazen 965-1051)güneş tutulmasını izlemek için kullandığı karanlık kutuyu(camera obscura)kullandılar. Böylece,ışığın girdiği ufak bir delik aracılığıyla karanlık kutunun öbür ucunda konunun ters çevrilmiş bir görüntüsü görülebiliyordu.1533 yılında Giovanna Battista Della Porta karanlık kutunun tanımını yaptı.On beş sene sonra Danielo Barbaro adlı bir Venedikli karanlık kutunu deliğine bir mercek yerleştirmek suretiyle daha net bir görüntü elde etti.

18.yy da karanlık kutu, bir ucuna mercek diğer ucuna da buzlu cam konularak görüntüyü kutunun dışında görülebilir bir şekilde geliştirildi. Işığın kimyevi maddeler üzerindeki etkisi ve gümüş tozlarının görüntü saptamada duyarlılığı 200 yıl önceden biliniyordu. Bunu da Georg Fabricius(1516-1571)buldu ve bir çok konuda bundan yararlanılıyordu.1725 yılında Johann Heinrich Schulze (1687-1744)kireç ve gümüş nitrat sürülmüş bir kağıt üzerine bir şekil konulup güneşe tutulduğunda kağıt üzeride bu şeklin görüntüsü meydana geldiği görülmüştür.19.yy başında Thomas Wedgwood,kağıdı gümüş nitrat eriyine batırarak negatifler elde etmeyi başardı ise de bundan ileri geçemedi.Reed adında bir İngiliz fotoğraf alanında ki bazı çalışmalarından sonra görüntüyü kağıda geçirebildi.

(Soldaki; Joseph Nicephore Niepce  sağdaki; Louis Jacques Daguerre)

Işığın maddeler üzerindeki etkisi ortaya çıkmasından sonra ışığa duyarlı birçok madde üzerinde araştırmalar yapıldı ama başarısız olundu. En sonunda 1813 yılında fotoğrafçılığın ilk ve esaslı gelişmesi Joseph Nicephore Niepce (1765-1833)ile başlar ve modern anlamda ilk doğa fotoğrafı çeken ilk insan olarak bilinir. Görüntüleri saptama yolunda önemli başarılar elde eden Niepce 1816 da vernikle saydam hale getirilmiş kâğıt üzerindeki bir görüntüyü kalay levha üzerine geçirmeyi başardı. Niepce,İbni-l Heysem den beri bilinen karanlık kutunun verdiği görüntüyü yine Simyacı İbn Hayyan'dan beri bilinen ışığa duyarlı gümüş tuzları üzerine yapılan çalışmaları, yüzey üzerinde kalıcı görüntü elde etme noktasında birleştirdi.Niepce karanlık kutu'yu kullanarak,yüzey üzerinde görüntüyü kaydetmeyi başardı.Ama bulduğu bu yöntemle kağıt ışıkta kararıp yok oluyordu.9 yıl süren yorucu bir çalışmadan sonra ışıktan etkilendikçe beyazlaşan ve çözülmeyen bir tür asfalt olan yahuda bitümü maddesine ulaştı.Bu madde sayesinde levhalar üzerinde doğrudan pozitif görüntü elde etti.Daha sonra Daguerre,Niepce öldükten sonra Niepce'nin heliografisini geliştirdi ve 1837 de Reed'in kullanmış olduğu saptama çalışmalarında faydalanarak ilk Daguerrotype'i meydana getirdi.Bu işlemde gümüşle karıştırılmış bakır bir levha,sünger tozu ve zeytinyağı ile silindikten sonra 1/6 oranında su ve nitrik asit eriğinde yıkanıp hafif ateşte ısıtıldıktan sonra ikinci kez sulandırılıp nitrik asitte yıkanıyordu.Nihayet levhaya iyot buharı tutulup makine içine yerleştiriliyordu.Poz verme ışığın durumuna göre 5 ile 40 dakika sürüyordu.Makineden çıkartılan levha 47.5 derece ısıdaki cıva bulunan bir tepsinin içine koyulana dek hiçbir görüntü görülmüyordu.

Daguerre'nin bu işlemi kamuoyunda büyük yankı yaptı ve ün kazandı.1842 yılına kadar büyük ilerlemeler kaydedildi.1840 da Prof. Joseph Petzval ışığı 16 kare daha kuvvetli geçiren bir çift mercek buldu ve bu sayede poz verme süresi kısaldı ama bu yöntem çok pahalı ve merceklerin çabuk kırılması nedeniyle bu yöntem çabuk öldü.Bu dönemlerde İngiliz bilgini William Henry Fox Talbot bu konuda uzun süredir çalışmalar yapıyordu.Talbot aynı kimyevi maddelerle bir kağıt bulduysa da,kağıtlardan elde edilen negatifler çabuk kararıyordu.1839 da Sir John Herschel,Talbot'un buluşu ,için ilk defa fotoğraf kelimesini kullandı.Talbot bir süre sonra negatifleri pozitife çevirmeyi başardı.Bu sayede anladığımız fotoğrafçılığın temeli atılmış oldu.

Louis Blanquart ile Euard fotoğrafçılığa büyük gelişmeler kazandırdılar. Kağıdı yumurta akı ile kaplayarak pürüzsüz bir yüzey elde ettiler. Kağıda önce negatif kağıdı daha sonra Albumen kağıdı denildi.1847 de Saint Victor, Albumin levhasını buldu.Bu da ancak uzun süre poz verilerek çekiliyordu.Yine aynı yılda Frederick Scott Archer isimli bir İngiliz mimarı kolodyum yöntemini ve ıslak levha yöntemini buldular.Bu yöntemle cam levha selüloz nitrat ve alkol ile kaplanıyor ama bu yöntemin sıkıntılı yanı da cam levhanın üstünde katı bir deri oluşmaktaydı.Bu yöntemle hem negatifleri pozitife aktarma yolu muhafaza ediliyor hem de Daguerretip 'in berraklığı sağlanıyordu.Fakat bu yöntemde kullanışlı olmadı bu yöntemin en büyük katkısı artık ıslak levha yerine kuru levha kullanılmasıdır. Desine Charles Moncoven kuru levha yapımında amonyaklı bir eriyik kullandı. Banyo konusunda until gümüş nitrat buldu(1861).Aynı yıllarda G.Wordley de banyo da pirogallik asidi kullandı.1871 de R.L.Maddox kolodyum yerine jelatin,iyot yerine de gümüş bromür kullanarak bugünkü kuru fotoğraf camlarını elde etti.Böylece hem saniyenin 1/25 ile enstantaneler çekilebiliyor hem de levhalar makineye kuru olarak yerleştirilebiliyordu.

(Niepce’nin çektiği ilk fotoğraf)

Bu gelişmelerden sonra büyük çapta imalat başladı. Bu firmaların en önemlisi Kodak makinelerini piyasaya çıkaran George Eastman'dı.Kuru jelatin filminin yayılmasıyla fotoğrafçılıkta önemli gelişmeler yaşandı.Işığın film üzerindeki etkileri incelemek tam olarak olanak dahiline girdi .Bu gelişmelerden bir tanesi de film banyosunda zaman ve ısı yöntemini uygulamak oldu. Hurter ve Driffield bunun öncülüğünü yaptılar. Bu yenilik başka bir buluşa da yol açtı. Duyarkart (emülsiyon) bazı boyalarla boyanırsa, diğer renklere karşı duyarlı oluyordu.1880 de kırmızı'ya karşı duyarlı yeni bir duyarkart yapıldı ki,buna da pankromatik denildi.1880 de Abney Hidrokinon'u banyo da kullandı.1888 de Momme Anderson,Berlin de monometilparaminofenol sülfatını mentol adıyla tescil ettirdi.

19.yy sonlarına gelindiğinde fotoğraf makineleri ile beraber merceklerde de büyük ilerleme kaydedildi. Yeni anastiğmet mercekler eskilerinin yerine geçti.19.yy da modern fotoğrafçılık iyice yerleşmişti.

20.yy da en büyük gelişme renkler ve merceklerde oldu. Mercekler öylesine gelişti ki, her görülebilen şeyin fotoğrafını çekmek mümkün oldu. Bu mercekler de orta boy minyatür boy fotoğraf makineleri ortaya çıktı. Bu gelişmeler sunucunda fotoğraf ışığın etkisinden kurtularak elverişli bütün ortamlarda çekilebiliyordu artık. Fotoğraf öyle bir gelişti ki, artık negatif filmler rahatça harcanabilecek kadar ucuzladı.

1810 da Alman Fizikçi Seebeck, gökkuşağının bütün renklerini kağıda geçirmeyi başardı.1857 de Fransız Fizikçi Becquerek'in çıkarttığı renkler fotoğraflarda karanlıkta kalma koşuluyla 60 yıl muhafaza edilebilmekteydi. Esas renkli fotoğrafçılık 1855 de Clerk Maxwell'in fotoğraf makinesinin yerini oynatmadan aynı konunun üç ayrı fotoğrafını, üç ayrı renk filtre kullanarak çekmesi ve bunları projektör ile aynı filtrelerle üç ayrı görüntüyü üst üste düşürmesiyle oluşan renkli görüntü ile başlar. Maxwel bütün renklerin mavi, kırmızı ve yeşilden oluştuğunu kanıtladı. Bugün fotoğrafçılıkta kullanılan bütün filmler bu kurama dayanarak üç ayrı rengin bir arada birleşmesiyle görüntünün elde edilmesi esasına dayanır ki, bu sisteme toplamsal sentez denir. Bu toplamsal senteze göre imal edilen filmi ilk olarak 1907 de Louis Lumiere piyasaya çıkardı. Fakat bu bütün filmlerin hatalı bir tarafı vardı oda bugün alıştığımız kalitede bir renkli fotoğrafın elde edilmemesiydi. Bugün piyasa da olan bütün renkli filmler çıkarıcı renk sistemi ile bütün renklerin elde edilmesi ilkesine dayanarak imal edilmiştir.

Yukarıdaki yazılardan anlaşılacağı gibi fotoğrafçılık tek kişinin buluşu değil, devamlı bir gelişme sonucu uluslar arası bir buluştur. Her geçen gün fotoğrafçılıkta bir çok yeni buluşlar olmakta ve gelişim bütün hızıyla devam etmektedir.

Güncelleme Tarihi: 30 Eylül 2010, 12:19
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet
ahmet - 10 yıl Önce

internette bir çok yrde bu konuyla ilgili yazı var çok amatörceydi,

fatih
fatih - 10 yıl Önce

güzel anlatmış...

faruk
faruk - 10 yıl Önce

ahmet kardeş sen yazarsın seninkileride okuruz.hatta beğenmesek bile okuduktan sonra nezaketen eline sağlık deriz...fotoğrafçılığın günümüze kadar nasıl geliştiği iyi bir şekilde kaleme alınmış tşk...

banner39

banner50

banner47

banner48