banner15

Kore, Japonya ve Çin'de kadınlar

Çinli kadınların en önemli özelliklerinden biri ayaklarını küçültmeye çalışmalarıdır. Küçük yaşlardan itibaren özel ayakkabılarla, ayakları sıkıştırarak küçük hale getirilmesi bir Çinli kadının asalet ve letafetini temsil etmesi açısından önemlidir.

Kore, Japonya ve Çin'de kadınlar

Esra Çifci / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Çin ile Japonya arasında, Kore sebebiyle ciddi tartışmalar meydana gelmeye başlamıştı nedeni ise Rusya’ya karşı zafer kazandıktan sonra kendine daha çok güvenen Japonya’nın, gittikçe güçlenmeye başlaması ve etki alanını genişleterek, Kore’yi de kendi sınırları içerisine dâhil etmek istemesiydi. Zor zamanlar geçiren Kore’nin ise çok fazla direnecek gücünün bulunmadığı da bilinmekteydi. Ancak Japonya’nın karşısında Çin engeli vardı. Çünkü Çin’de Kore’yi kendi sınırları içerisine katma niyetindeydi. 

Uzakdoğu ülkelerinde meydan gelen bu gerginlik elbette Osmanlı Devleti’nin de dikkatini çekiyordu. Bu konu Osmanlı basınının dahi gündeminde yer alamaya başlamıştı. Osmanlı dönemindeki birçok gazete ve dergi, isminden sıkça bahsedilen Kore hakkında, tanıma ve tanıtmaya yönelik etkinliklere başlamıştı. Kore’nin siyasi, ticari,sınai durumu hakkında makaleler yayınlanmaya başlamış hatta Korelilerin yemek kültürü, adet ve  gelenekleri konusunda da  bir çok bilgi veriliyordu. 

Korelileri ve Kore geleneklerini anlayabilmenin en önemli ve kolay yollarından biri de hiç şüphesiz Kore’deki kadınların, toplumda hangi konumda yer aldıklarını ve nasıl bir aile hayatına sahip olduklarını anlamaktan geçmektedir. Bu sebeple Koreli kadınlar ve ailedeki konumlarından bahseden müstakil bir eser kaleme alınmıştır. Ancak eser, sadece Kore hakkında değil, diğer Uzakdoğu ülkeleri olan Japonya ve Çin’deki kadınların durumları hakkında da bilgilere yer vermektedir. Birbirine çok yakın gibi görünen bu üç önemli uzak doğu ülkesinde, aslında gelenekler açısından nasıl çok büyük farkların mevcut olduğunu göstermesi açısından da “Kore, Japonya ve Çin’de Kadınlar” isimli mini eser çok mühimdir. 

Eserde verilen bilgiler incelendiğinde 100 yıl öncesi ile bugün arasında, bu ülkelerin gelenekleri ve kadınları üzerinde ne kadar çok değişikliğin meydana geldiğine şahit olmak ise şaşırtıcı bir durum. 

Kore’de Kadınlar

Osmanlı dönemindeki bazı kaynaklarda, Korelilerin evlerinde harem odalarının bulunduğunu, bu odalara aile dışından hiç kimsenin giremediğini, böyle bir teşebbüsün cinayetlere dahi sebep olabildiğini, kadınların -Hıristiyan olanlar hariç- yüzlerini dahi örterek dışarı çıktıklarına dair bazı malumatlar bulunmaktadır. Bu eserde de benzer ifadeler yer almakla birlikte, Kore’de kız çocukların, 7 yaşından itibaren artık bu harem odalarına geçtiğini ve erkek çocuklarla bir arada bulunmalarına izin verilmediği, 7 yaşına gelen kız çocukların aile içinde eğitim hayatına başladığı belirtilmektedir. Özellikle soylu ailelerde bu tür ahlaki anlayışlar büyük titizlikle yerine getirilmektedir. Eserde verilen bilgilere göre;  Koreli kızlar, ahlak ve felsefe derslerinin yanında hesap dersleri de alırlar ve vakitlerinin büyük bir bölümü tahsile değil terbiye ve ahlak eğitimine ayırırlar. Kadınlar, evlerinden çok nadiren çıkarlar ve dışarı çıkmak istediklerinde yanlarında ebeveynleri bulunmak zorundadır. Toplumda Kadınların konumu ise düşük bir mertebededir.

Korelilerin evlilik ve aile hayatları hakkında da ilginç noktaların yer aldığı eserde, Koreli kadınların eşlerinin isimlerini telaffuz etmelerinin bir nevi yasak olduğu hatta bu durumun nişanlı çiftlerde nişan atılmasına dahi sebep olduğu ilginç bilgiler arasında yer almaktadır. Koreli kızların ailelerinden miras alma hakları da yoktur. Ancak bazı aileler kızlarında sakatlık v.s gibi bir özür bulunduğunda, dilerse bir miktar miras verebilmektedir. 

Japonya’da Kadınlar

Japonya’da, kadınlara dini inanışlarından gelen bir hürmet vardır. Ancak kadının önemi yinede 2. sırada gelmektedir ve erkeklerden daha üst bir konuma yükselmemektedir. Bu dönemde Avrupa ve Amerika ile ilişkilerin ve karşılıklı ziyaretlerin çoğaldığı Japonya’da, gelenekler konusunda bazı değişikliklerin yaşandığı dikkat çekmektedir. Özellikle bürokrat aileler ve asil ailelerde, kadınların giyiminin Avrupalı kadınların giyimine benzemeye başlaması önemli noktalardandır. Kadınların, yanlarında hizmetkarları ile sokaklara çıkıp çay bahçelerine ve tiyatrolara gitmeleri adetlere göre ayıp olarak karşılanmaktan çıkmıştır. Japonya’daki kadınlara da Avrupa’daki kadınlar gibi eğitim verme isteği başlamış, bazı kadınlar kızlarına temel eğitim olan felsefe, ahlak, din eğitimi, hesap, musiki gibi derslerin yanında Fransızca, İngilizce ve dünya tarihi konusunda da eğitim alma fırsatı sağlarlar. 

Bunun yanı sıra kendi geleneklerini de yaşatmaya devam etmeye çalışan Japonlar, evlilik ve aile hayatı konusundaki geleneklerini sürdürmeye devam ettirmeye çalışmışlardır bunun en bariz örneklerinden biri olan yeni evli kadınların dişlerini siyaha boyama adetini devam ettirmişlerdir. 

Çin’de Kadınlar

Çin’de de kadınların felsefe ve ahlak eğitimi almaları gelenek haline gelmiştir. Erkek çocukların eğitimini annelerin üstlendiği Çin’de, kız çocukların eğitimini hizmetkarlar vermekte anneler kız çocukların eğitimi ile ilgilenmemektedir. Kadınların dışarı çıkmaları ve gezmeleri Çin geleneklerinde çok çirkin bir davranış olarak kabul edilmekte ancak bu gelenek genelde soylu ailelerde geçerlidir. Nitekim sıradan halk içerisinde kadınlarla erkeklerin bir arada çalıştıkları durumlar mevcuttur. Çinli kadınların en önemli özelliklerinden biri olan ayakları küçültmeye çalışma geleneğinden de eserde bahsedilmektedir. Küçük yaşlardan itibaren özel ayakkabılarla,  ayakları sıkıştırarak küçük hale getirilmesi bir Çinli kadının asalet ve letafetini temsil etmesi açısından önemlidir. Kadınlar bu küçük demir ayakkabılar ile yürümekte zorluk çekmektedir ve yürümek istediklerinde hizmetçileri kollarına girerek hareket etmelerini sağlamaktadırlar. Çin’de de Avrupalı ülkelerle ilişkiler gelişmiştir ancak Çinli kadınların, Japon kadınlara nazaran geleneklerini korumak için kıyafetlerinde hiçbir değişikliğe gitmedikleri önemli bir bilgidir. 

Kasbar Matbaası tarafından basılan “Kore, Japonya ve Çin’de Kadınlar” isimli eserde bizim dikkatimizi çeken noktalara değinsek de,bu mini eserde,  Koreli,Japon ve Çinli kadınların geleneklere göre toplumdaki konumlarından, aile hayatlarından, eğitimlerinden, bir çok geleneklerinden ve yaşam tarzlarından bahset ve yüzyıl öncesindeki Uzakdoğu ülkelerinin yaşam tarzına ışık tutmaktadır.

 

Kadri, Kore Japonya ve Çin’de Kadınlar ,Kasbar Matbaası, 1312,İstanbul.

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2011, 01:16
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35